ÖZER TÜRER

İHRACATIMIZA CİDDİ KATKI SAĞLAYABİLECEK SÜTÇÜ IRK İÇİN SEFERİHİSAR’DA BÜYÜK BİR BAŞARI ELDE EDİLDİ

 Türkiye 10 milyon Saanen yetiştirebilir

Hobi amaçlı başladığı yetiştiricilikte Türkiye’nin en büyük küçükbaş hayvan çiftliklerinden birini yaratan Özer Türer, özellikle yılda 900 litre süt verebilen Saanen ırkında ülkeye öncülük yapıyor

RÖPORTAJ: MÜJGAN KULLE

Çocukluk ve gençlik yıllarında ailesine küçükbaş ve büyükbaş hayvan yetiştiriciliğinde yardımcı olan ve bu merakını mesleğe çeviren Özer Türer, bugün 1500 dönümlük alanda kurulu çiftlik ve fabrikası ile Türkiye’de modern anlamda Saanen keçi yetiştiriciliği yapmak isteyenlerin ilk başvurduğu isim. Çiftliğinde Saanen keçi ve Sakız koyunu yetiştiren Türer, ülkemizdeki süt verimi yüksek keçi popüleritesini artırma çabası içinde… Bu amaçla sivil toplum örgütlenmesine de yönelmiş ve önemli adımlar atmış. İzmir İli Damızlık Koyun – Keçi Yetiştiricileri Birliği’nin Yönetim Kurulu Başkanı. Ayrıca Ulusal Kırmızı Et Konseyi Üyesi. Kurduğu tesisi birlikte gezdik. Çiftlikteki modern ağıllarda henüz 2-3 günlükten 2-3 aylığa yüzlerce oğlak ve kuzu adeta pamuk tarlasını andıran bir görüntü sergiliyordu. Birbiriyle itişen, oyunlar oynayan bu sevimli yavruları kucaklayıp sevmekten kendimi alıkoyamadım. Çok şirindiler. Özellikle onları süt dolu biberonla beslemekten aldığım hazzı size tarif edemem. Tesisin en ilginç bölümlerinden biri de yetişmiş Sakız koyunları ve Saanen keçilerinin bulunduğu alandı. Tümü kendileri için geldiğimizi anlamış gibi yüzümüze bakıyordu! Kocaman memeleri süt dolu bir Saanen keçisini sağmaya çalışmam da, pek beceremesem de unutamayacağım bir deneyim oldu. En son minik bir Saanen alıp evde beslemeye bile kalkıştım.  Özer Türer ile Saanen cinsi keçiler ve bunların ülke ekonomisi açısından önemini konuştuk…

* Niçin Saanen?

- Çünkü bu keçi türü, aynen inekler gibi yılın 300 günü sağılabilir. Yani hayvancılıkta geri  dönüşümü olan bir türdür.

 ORTALAMA YÜKSEK

 * Kaç litre süt verir?

- Biz yıllık ortalamasına bakarız. Avrupa’da 1 yılda bir hayvanın ortalama süt verimi 900-1200 litre olan çiftlik ortalamaları var. Bizde bu ortalama 650 litre… Türkiye’deki genel ortalama ise 80 litre.

* Saanen’ler ülkemize ilk olarak ne zaman getirildi?

- 40 yıl önce Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi getirmiş. Özel sektör adına da Selçuk Yaşar bir ilke imza atmış. Fakat getirilenler 200 adet civarında. Toplam 500 adet bile değildir o dönemlerde Türkiye’ye getirilen Saanen sayısı. Üniversite yerli ırkı ıslah etmeye çalışmış. Fakat verim ilk aşılamada yüzde 50′ye, ikincisinde yüzde 25′e düşmüş. Verimli sonuç alınamamış. Fakat yine de farklı bir oluşum ortaya çıkmış tabii ki. Bir de köylümüz nasıl Holstein inekler ilk geldiğinde bakımını beslenmesini bilemediyse Saanen’ler için de aynı olayı yaşamış. Keçiler telef olmuş. İklimden sanılmış. Ama şimdi görüyoruz ki aslında iklimde sorun yok. Bakamamışız. Keçide dominant renk beyazdır. Diyelim ki dişi bir keçi simsiyah bir kara teke ile birleşti. Onun yavrularının yüzde 80′i beyazdır. Kısacası gördüğünüz her beyaz keçi Saanen değildir. Ben bunu Türkiye’de bir türlü anlatamıyorum…

 SATIŞA GEÇTİ

 * Geçenlerde basına bu yönde şikayetler yansıdı. Saanen sanılan keçiler özel yemi yememiş, çitlerini yıkıp ormana otlanmaya gitmiş.

- Evet Menderes’te yaşandı bu olay.

* Bu yıl ilk kez satışa geçtiniz…

- 7 yıldır bu işi yapıyorum ama ilk defa 3 AYDIR satış yapıyorum. Yerimiz almıyor artık o yüzden satışa geçtik. Hep kendi içimizde büyüdük. Çünkü biz ıslah çalışması yaptık. Fransa, Hollanda gibi ülkelerden ithal edemiyorsunuz. Çünkü bazı hastalıkları getirme riskleri var. 8 ay gibi uzun bir süre karantina tutup aşılamalarını yapmak gerek.

* Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker’in çiftliğinizi ziyareti olmuştu… Sayın Eker nasıl bakıyor bu olaya?

- Sayın Bakan süt keçiciliğinin ilerlemesini istiyor elbette. Ama ithalata o da sıcak bakmıyor. Çünkü bu hastalıklarla mücadele etmek zor.

* Üretim verimliliğinde durum nasıl?

- Avrupa ortalaması 1.8, biz geçen sene kendi çiftliğimizde 1.7 almıştık, yaşayan hayvan sayısı. 100 hayvandan 170 oğlak yani. Bu yıl halen 100 hayvandan 205 oğlak almaktayız. Artış var bizde.

 FRANSA’DA 1.3 MİLYON

 * Avrupa’daki hayvan sayıları ve bizdeki sayı nasıl?

- Fransa’da 1 milyon 300 bin adet Saanen keçisi olduğunu biliyoruz. Almanya 800, İsrail’de 500, Hollanda’da is 300 bin civarında. Türkiye’de 3 bini bizde olmak üzere toplam 10 bin civarında.

* Peki potansiyelimiz ne olabilir sizce?

- Türkiye’de toplam keçi sayısı 5.5-6 milyon civarında. Yetiştirici potansiyelimiz büyük. Dolayısıyla ülke genelindeki Saanen potansiyelimiz 10 milyon olabilir.

* Sizce bir aile bu işle geçimini sağlayabilir mi?

- Ben 25 tane keçinin bir aileye asgari ücretin üzerinde para kazandıracağını iddia ediyorum. Ama bunun yapılabilmesi için bazı niteliklerin olması gerekiyor. Bir iş kurarken onu meslek olarak kabul edip, o işin gereklerini yerine getirmelisiniz. Bunu yapmazsanız o işi beceremezsiniz. Bakın, elde bakılan hayvan her zaman daha fazla süt verir. Yani az hayvan olursa her biriyle rahatlıkla ilgilenebilirsiniz. Bu da verimi artırır.

 EKSTRA BAKIM GEREKMİYOR

 * Bu işe girmek isteyen ailelere tavsiyeleriniz neler?

- Keçi başına yılda ortalama 800 litre süt almayı hedefliyorsanız o sütün karşılığı olarak  keçinin enerji, protein ve mineral ihtiyaçlarını karşılamalısınız. Onun bir hesabı var. Ot olur, yonca olur, bahçeden beslediğiniz kadar beslersiniz kalan eksik kısmını da kesik yemleri kullanarak sağlarsınız. Koyun ve keçinin ineğe göre yemi farklıdır. Keçi ve koyun enerji ve proteini yüksek yem ister. Ancak bu demek değildir ki ineğe verdiğiniz yem olmaz. Hayır o da olur. Ama yeterli verimi alamazsınız. Belli miktarda kuru madde almalı hayvan. Sadece yeşille olmaz. Çünkü sütün içersindeki yağ kuru madde ile oluşur. Düzenlemeyi doğru tutturabilirseniz hayvandan günde 3 litre süt alabilirsiniz. Ekstra özel bir bakım yapmanıza da gerek yoktur.

* Keçi sütünün yararları neler?

- Keçi sütü enteresan bir besin. Vitamin, protein, mineral ve yağı çok kolay sindirilebiliyor. Örneğin hamile kadınlar yorgun olur, yediklerini kolay sindirebilmeleri gerekir. Bir proteinin sindirilebilmesi için enerji gerekir. Keçi sütü için harcanacak enerji diğer sütlere kıyasla çok daha düşüktür. 

* Yağ oranı nasıl?

- Şu an bizim Saanen’lerin yağ oranı yüzde 6… Normali, 4.8′dir, 5′tir. Bizde 6… Bu da iyi beslenmeden kaynaklanıyor. Yağın artması demek kuru maddenin artmış olması demek. Kuru madde ve yağın artması demek de protein değerlerinin yüksek olması anlamına geliyor. Peki protein neden önemli? Şundan; sütün içindeki protein ne kadar yüksekse, peynire dönüşüm oranı o kadar fazla olur. O da sizin ekonomikleşmeniz anlamına gelir.

 ÖNERİ VE TAVSİYELER

* Türkiye’de keçi sütü üretiminin gelişmesi için neler yapılmalı? Önerileriniz neler?

- Bu işi geliştirmek isteyen bir öncü yok Türkiye’de şu an. Biz yeni yeni anlatmaya çalışıyoruz. Birinin elini taşın altına koyması gerekiyor. Biz ne ile mücadele ediyoruz: Kara keçiyi ellemeyelim, o dağda kalsın. Tamam dağda kalsın ama kara keçinin para kazandırdığı bölgelerde kalsın. Ege kurak. Dolayısıyla bizim buralarda mutlak ve mutlak doğadan aldığı gıda yetmeyeceği için elden yem vermeniz gerekir. Kara keçiye bu yemi vermenizin anlamı yok. Çünkü o yemin karşılığını size süt olarak değil et olarak verebilir. Dişi hayvan kasaba gönderilemeyeceğine göre… Ete ihtiyacınız yok, süte ihtiyacınız var. İsrail’e gittiğimde bir kibbutz (yerleşim birimi) ziyareti yaptım. Hayvancılık yapıyorlardı. Organize olmuşlar. Tüm üreticiler kibbutz merkezine bildiriyor, birlik ucuz zamanda tedarikini yapıyor. Sonuç şu: Üretici yem ve diğer ihtiyaçlarının tedariki ile hiç ilgilenmiyor. Hayvanına eğiliyor. Bizde samanın fiyatı şu an yaz fiyatının neredeyse iki katı. Üretici bu fiyatla para kazanamaz. Dolayısıyla bizde de böyle bir örgütlenmeye ihtiyaç  var. Ancak bunu yapabilmemiz için, bu insanlara süt keçisi verebilme imkanına sahip olmamız lazım. Düşüncem İsrail’deki modeli buraya yaymak.

****

 Saanen Türkiye için fırsattır

 Prof. Dr. HARUN RAŞİT UYSAL

(E.Ü. Ziraat Fakültesi Süt Teknolojisi Bölümü Öğretim Üyesi)

Türkiye hem mera yapısı hem de coğrafi özellikler olarak küçükbaş hayvancılığa daha uygun. Hayvancılıkta en önemli şey ucuz yem kaynaklarının sağlanmasıdır. Dünyada çiğ sütü ve eti ucuza mal eden ülkelerin, ucuz mera kaynaklarına yöneldiğini ve böylece yem maliyetlerini azalttıklarını görüyoruz. Türkiye’de yem maliyeti süt maliyetinin yüzde 70′ini oluşturuyor. Bu da oldukça yüksek bir rakam. Dolayısıyla bizde süt üretenlerin para kazanması için kesinlikle yem maliyetlerinin azaltılmasına yönelik politika uygulanması gerekiyor. Bunun için de en uygun yöntem meraların bir an önce faaliyete geçirilmesi. Ve Türkiye meraları küçükbaş hayvancılığa daha uygun. Özellikle AB ülkelerine inek sütü satışı yasak. Onlara ancak koyun ve keçi sütü ürünlerini ihraç edebiliriz. 

 İHRACAT İÇİN GEREKLİ

 Bütün bu nedenlerle küçükbaş hayvancılık şu an için Türkiye’nin önündeki önemli fırsatlardan biri. Hem ihracat hem üretim anlamında. Son yıllarda özellikle keçi yetiştiriciliğine önem verildiğini görüyoruz. TÜİK’in rakamlarına göre keçi miktarı 2011 yılında yüzde 16 civarında arttı. Dolayısıyla bu sayının daha da yükselmesi hayal gibi görünmüyor. Ama bunun için küçükbaş hayvancılığın en az büyükbaş kadar desteklenmesi lazım. Desteklerin önümüzdeki dönemlerde artacağını düşünüyorum. Çünkü hem insanların bu alandan para kazanması hem de ihracat açısından küçükbaş hayvanlar, özellikle de süt verimi yüksek keçiler çok önemli. Saanen sütçü bir keçi. Popülasyondaki yeri arttıkça Türkiye’de keçi sütü üretimi de artacaktır. Bunu yaparken Türkiye’nin yerli ırkları da yok edilmemelidir.

*****

 ‘Kecheese”e  büyük ilgi

Türer A.Ş. süt ürünleri için keçinin ilk iki harfi ile “çiiz” diye okunan İngilizce peynir (cheese) kelimelerini birleştirerek ilgi çeken bir marka yaratmış. Özer Türer’in 2001 yılında hobi olarak başlayan süt keçisi ve sütçü Sakız koyunu çiftliği  bugün 3 bin başla Türkiye’nin en büyük ve en modern küçükbaş hayvan çiftliklerinden biri. Türer A.Ş bitkiseldeki deneyimlerini çiftlik beslenmesinde de kullanarak kekik ve benzeri doğal ürünleri yemlerine karıştırıp koyun ve keçi sütünde zengin aroma, yüksek yağ ve protein oranı sağlıyor. Türer Koyun Keçi Sütü İşleme Tesisi, 2010 yılı Mayıs ayında üretime başlamış. Günlük 30 ton süt işleme kapasitesine sahip tesis, keçi ve koyun peyniri üretiyor ve bu konuda Ar-Ge çalışmaları da yapıyor. Kecheese marka ürünler, Türer A.Ş bünyesinde bulunan keçi çiftliğindeki sütlerden tamamen soğuk zincir korunarak elde ediliyor. Laboratuarlarda her türlü kimyasal ve mikrobiyolojik analizler yapılabiliyor. Uluslararası standartlara uygun üretim için hammadde ve ürünlerde kalite kontrol analizleri bu sayede gerçekleşiyor. Ve her üretimden alınan parça numuneler en az 2 yıl boyunca saklanıyor. Firma tüm dünyaya ihracat da yapıyor. Özellikle keçi peyniri talebini karşılamakta güçlük çekiyor.

 

 

 

Leave a Reply